(Source: elguindilla, via misssixfingers)
Kitap listesi isteyen sevgili anonim, bu daha baslangic. Su anda elimde olanlar bunlar.
İki ve üçüncü resimlerde adı olmayan siyah bir kitap var, o Yağmur Kesiği.
Lab hocam: cik labda otur farelerin yaninda bayilma.
Aman Tanrım.
Ve şimdi, yine, tek başıma içiyorum. Kimse beni yalnız olmadığıma inandıramaz. Kimse beni buraya ait olduğuma inandıramaz. Yarın sabah küçük beyaz mutluluğum haricinde kimse beni o yataktan kaldıramaz. Hayır.
Ben o ufak kalp kırıklıklarını özledim. İlk öpüşmenin heyecanını, ortada bir şeyler varken ama daha adı konulmamışken yaşanan o acı verici güzellikte yakınlaşmaları istiyorum. Birini öpmeden önceki salisenin şokunu istiyorum. Yanağımda oluşacak karıncalanmayı istiyorum.
Üç yıl önce de istemiştim ve bedelini ödedim. Ben neden samimiyetlerin en parçalı hallerine layık görülüyorum?
Eskiden bir telafi olduğuna inanırdım. Şimdi bedelini ödersen ileride güzel şeyler senin olacak. Artık hepsi değişti, güzel şeylerin bazı insanlar için bedelleri olduğuna inanıyorum. Bazı insanların ömrü güzelliği görecek kadar uzun değil. Bazı insanlar bedel ödemek zorunda değil.
Dönüp dolaşıp aynı yere gelmekten nefret ediyorum. Çok acıtıyor. Çok çok fazla acıtıyor.
Özledim. Çok özledim. Keşke burada olsaydı. Hayatımda sahip olabileceğim en parçalı ve acı verici samimiyetlerden birisi olsa da, keşke yanımda olsaydı.
Haydi Alfred, madem o yok, sen bana bir kadeh mavi getir de doyasıya içeyim. Zira yeşilleri çaldılar ve kırmızılar hep çöptü. Mavinin bir parçası hala bendeyken tadını çıkartmam gerek.
Sen gelip de bana “Dinsizlere talimat/servis yapmıyoruz. ” Dinsizlere hizmet vermiyoruz.” gibi şeyler söylersen benim da sana dinini sikeyim deyip gitme hakkım doğuyor haberin olsun.
Boynuma kadar üşüyorum.
Biraz içince insanların düşünebildikleri inanılmaz, sanki bir duvar kalkıyor, normalde kendine izin vermediğin şeyleri düşünüyorsun…
Yalnızım. Kocaman hem de. Kocaman bir balonun içinde, sahip olamayacağım insanlara aşık olarak yalnızlığın dibinde sürünüyorum.
Çok dağıldım Alfred, çok hata yaptım dağılırken. Tam toparlanamadım biliyorum. Zamanla geçecek diye umuyorum. Notlarım düzelecek, hayatım düzelecek ve değer verdiğim insanları kırmayacağım.
Sahip olamayacağım insanları arzulamayacağım. Yapmayacağım. Hayır.
Arayıp soramazken, çekinirken ve onun daha haberi bile yokken bir çok şeyden, söylediği bazı şeylerin beni yaraladığını nasıl itiraf edebilirim, çok garip. Günlerimin çoğunu onun için endişelenerek geçirirken, “bugün direnişe gitti mi? bir şey oldu mu? zarar gördü mü? tanrım lütfen yaşıyor olsun”, birinin beni de sevmesini istediğimi daha kendime bile itiraf edemezken nasıl normal bir şekilde devam edeceğim hayatıma?
Labdaki ilaçların iğnelerini yanlışlıkla parmağıma batırıp duruyorum Alfred , sırtımda kocaman sivilce çıktı, kim bilir hangi ilacı tartarken soludum? Kaç senelik ömrüm kaldı ve ne kadarını ziyan edeceğim yalnız kalarak?
Olmuyor. Yapamıyorum. Kimseye de söyleyemiyorum ama boynuma kadar üşüyorum Alfred, parmak uçlarımdan boynuma kadar, saçlarımdaki kırıklardan boynuma kadar, boynumda bitiyor üşüme, anlamıyorum. İsyan etmek, bağırıp çağırmak istiyorum. Ağlamak ve uyumak istiyorum. O güne kadar da uyanmamak. Bir yerlerde bir sorun var gibi geliyor. Anlamıyorum.
Gerçekten. Anlamıyorum. Hayat çirkin olmamalıydı oysaki…
(Source: filozoflarinpadisahi, via mavikadar)
“İyi misin?”
“İyiyim sen?”
“İyiyim.”
İnsanlarla altı saate bir yaptığımız konuşma artık bu. Hiç kimsenin iyi olmadığını bildiğimiz halde sevdiklerimizin yaşadığını ve fiziksel olarak iyi olduklarını anlatan bu kelimeyi duymanın insanı rahatlatması çok acıklı. Keşke diyorum, keşke yanında olabilsem şimdi. El ele bağırsak, yan yana koşsak. Ya da hiç değilse bir kez görsem, uzun uzun öpsem her zerresiyle dudaklarımın da öyle yollasam o cehenneme. Ya tekrar haber alamazsam? Ya bir daha göremezsem? Burada olmak iç daha iyi biliyorum, hiç değilse buradayken daha az insan için endişelenmek zorundayım ama bir kez daha görmek istiyorum işte her ihtimale karşı.
Herkes aynı hisler içinde biliyorum ve umarım hiç kimsenin aldığı haberler kesilmez. Umarım hiç kimse birilerinin iyi olmadığını öğrenmek zorunda kalmaz.
Sağlık sorunları nedeniyle, kaçamaz bayılır kalır arkadaşlarımın başına bela olurum diye gidemedim.
Elimde olmayan sebeplerle katılamadım maalesef ama destek için elimden geleni yapıyorum. Bilmiyorum yeterli mi.